“`html
Lafarge: Suriye’deki Faaliyetleri Nedeniyle Terör Finansmanıyla Yargılanıyor
Lafarge şirketinin Suriye’deki operasyonları sebebiyle “terör organizasyonunu desteklemek” iddiasıyla yargılanacağı dava, yarın Paris Ceza Mahkemesinde başlayacak.
Duruşma, 16 Aralık’a kadar sürecek ve Lafarge firmasıyla birlikte toplam 8 kişi yargılanacak. Sherpa üyesi Anna Kiefer ve Berlin merkezli Avrupa Anayasa ve İnsan Hakları Merkezi (ECCHR) İşletmeler ve İnsan Hakları Birimi Eş Müdürü Cannelle Lavite, davanın önemini vurgulayan açıklamalarda bulundu.
Kiefer, Sherpa’nın ekonomik aktörlerin ceza almaması için mücadele ettiğini ve insan haklarını koruma hedefinde olduğunu belirtti. Fransız Le Monde gazetesi, 2016 yılında Lafarge’ın DEAŞ da dahil bazı terör gruplarını nasıl finanse ettiğini ifşa etti. Bu gelişmenin ardından Sherpa, araştırma yaparak, Kasım 2016’da talep ettiği şikayet dilekçesini ECCHR Derneği ve firmanın eski 11 Suriyeli çalışanının desteğiyle Fransa’ya sundu. Kiefer, bu süreçten itibaren soruşturma aşamasını izlediklerini ve eski Suriyeli çalışanlarıyla birlikte hukuki sürecin içinde bulunduklarını ifade etti. Ayrıca; “Bu davada 8 kişi ile Lafarge, tüzel kişi olarak yargılanacak. Yargılanacak kişiler arasında 4 Fransız yönetici, 2 Suriyeli aracı ve 1 Norveçli ve 1 Ürdünlü güvenlik sorumlusuna da yer veriliyor.” dedi.
Soruşturmayı yürüten hakimlerin, Lafarge dosyasını mahkemeye sevk etme kararının, 2013’ten 2014’e kadar süren olaylar ve DEAŞ’ın Lafarge’ın Suriye’deki fabrikasına yönelik saldırısı öncesindeki döneme odaklandığını belirten Kiefer, hakimlerin 9 sanığı, 3 silahlı gruba toplamda 5 milyon avro ödeme yaptığı gerekçesiyle mahkemeye sevk ettiğini açıkladı. Kiefer, “Bu 5 milyon avrodan, 3 milyonunun güvenlik ödemeleri adına yapılmış olduğu, dolayısıyla silahlı gruplarla iyi ilişkiler kurulabilmesi için bu bedellerin verildiği iddia edilmektedir.” diye ekledi.
Hakimlerin aktardığına göre, Lafarge, yaklaşık 2 milyon avroyu DEAŞ’a bağlı tedarikçilerden hammadde satın almak için kulanmakta ve DEAŞ, bu satışlar üzerinden “vergi” almakta. Kiefer, “Bu ödemelerin, Lafarge tarafından aracılar aracılığıyla gerçekleştirildiği söyleniyor. Bu Suriyeli müzakerecilerin, Lafarge’ın isteğiyle silahlı gruplarla müzakereler yaptığı iddia ediliyor.” ifadesini kullandı. Kiefer, gerektiğinde bu müzakerecilere güvenlik sorumlularının destek sağlayabileceğini de belirtti.
“Bu dosyada, Lafarge ile bu gruplar arasındaki anlaşmalara, Paris’teki üst düzey yöneticilerin onayıyla gerçekleştiğine dair kanıtlar var. Bu nedenle, bu 8 kişi ve firma mahkemeye sevk edilmiştir.” diye konuştu Kiefer, dava sürecinin tarihsel önemine de vurgu yaptı.
HUKUKİ SÜREÇTE İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR
Lavite, ECCHR’nin çok uluslu şirketlerle ilgili uluslararası suçlara maruz kalan mağdurlara destek sağlama görevini üstlendiğini hatırlatırken, daha önce Almanya’da devrik Beşşar Esed rejimi üyelerine karşı gerçekleştirilen şikayetlerde de görev aldıklarını ifade etti. Lafarge dosyası çerçevesinde, müşteki taraf olmaları ve Lafarge’ı şikayet eden Suriyeli çalışanlara yardım etme nedeniyle aktif bir şekilde davaya dahil olduklarını belirten Lavite, “Sherpa ve ECCHR’nin sunduğu başvurular, insanlığa karşı işlenen suçlara ve Lafarge’ın çalışanlarının haklarına dayanan davaları kapsıyordu, özellikle de Suriye’deki çalışanlarının kasten tehlikeye atılması. dedi. Lavite, sorgu hakimlerinin, Lafarge hakkında soruşturmayı ikiye ayırarak “terör finansmanı” ile ilgili dosyanın mahkemeye sevk edilmesinin önünü açtığını aktardı.
Lavite, “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) kurucu metni Roma Statüsü’nde belirtilen insanlığa karşı suçların,cümle planı doğrultusunda, tüm insanlığı hedeflediğini” belirterek, “İnsanlığa karşı suçlarla ilgili davanın, Lafarge’ın DEAŞ gibi farklı silahlı gruplara yaptığı mali katkılarla ilgili olacağına vurgu yapmaktadır.”
Anadolu Ajansı, 7 Eylül 2021 tarihinde, Lafarge’ın terör örgütü DEAŞ’ı Fransa’nın istihbarat birimlerinin bilgisi dahilinde finanse ettiğini doğrulayan belgeleri yayınladı. Bu belgeler, tüm dünyada büyük bir yankı uyandırdı. Belgelere göre Lafarge, terör örgütü DEAŞ ile ilişkilerini Fransa’nın istihbarat servislerine düzenli olarak bildirmekteydi. Buna rağmen Fransız istihbarat ve devlet kurulu, Lafarge’ın bu eylemlerini incelemeden insanlığa karşı suç işlediği konusunda uyarmadı.
Lafarge, Haziran 2017’deki soruşturma neticesinde, Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont’ın da dahil olduğu bazı üst düzey yöneticilere “teröre finansman sağlamak” suçlaması yöneltildi. Haziran 2018’deki “insanlığa karşı suçlara iştirak” iddiaları ise Kasım 2019’da düşürüldü. Sivil taraflar, Sherpa ve ECCHR ile beraber, müdahil olarak sürecin durdurulmasına itiraz ederek Yargıtay’a başvurdular. Fransa Yargıtayı, 7 Eylül 2021’de Lafarge’ın DEAŞ’lı teröristleri finanse etmesi nedeniyle “insanlığa karşı suç” iddialarının geçerliliğine karar vererek davanın açılmasına onay verdi.
Paris Temyiz Mahkemesi, 18 Mayıs 2022’de Suriye’de DEAŞ’a yapılan finansman yardımlarıyla ilgili belgelerle desteklenen şikayetlere dair soruşturma başlatılmasını onayladı. Ocak 2024’te Fransa Yargıtayı, Lafarge’a yöneltilen “insanlığa karşı suça ortaklık” iddialarının düşürülmesi talebini tekrar reddederek, davanın sürdürülmesine karar verdi.
Sherpa ve ECCHR, Lafarge’ın Suriye’deki faaliyetleriyle ilgili yürütülen soruşturmayı 16 Ekim 2024’te ortak bir açıklama ile duyurdu. Açıklamada, firma ve 4 eski yöneticisinin, terör örgütünü desteklemek ve Avrupa Birliği’nin terör finansmanı ile ilgili yasaklarını ihlal etmekle yargılanacağı bildirildi.
kaynak: patronlardunyasi.com
“`