İstanbul’un Barajlarındaki Su Seviyesi Sıcak Havalarda Yüzde 25 Azalabilir

İstanbul’un Barajlarındaki Su Seviyesi Sıcak Havalarda Yüzde 25 Azalabilir

Yusuf Arslan
5 Haziran 2026

İstanbul’daki barajlardaki su seviyesi, sıcak hava koşullarının etkisiyle beşinci gününde hızlı bir düşüş gösterdi. 5 Haziran itibarıyla barajların doluluk oranı yüzde 70,17’ye geriledi. İSKİ’nin son 14 gün içerisindeki tüketim verilerine göre, İstanbul 4 Haziran’da 3,45 milyon metreküp su tüketti. Mayıs ayı sonundaki bayram döneminde günlük su tüketimi 2,7 milyon metreküpe kadar düşmüştü ancak bu rakam, iki hafta içinde yüzde 28 artarak yaz aylarındaki seviyelere ulaştı. Temmuz ayında su tüketiminin 3,5 milyon metreküpü aşması bekleniyor. Geçtiğimiz yılın en yüksek tüketim günü olan 24 Temmuz’da ise bu rakam 3,75 milyon metreküpe çıkmıştı.

Melen ve Yeşilçay regülatörleri, İstanbul’un su bütçesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. 2026 yılının ilk beş ayında, bu iki kaynaktan kente toplamda 386,72 milyon metreküp su sağlandı. Günlük ortalama itibariyle, Melen ve Yeşilçay, İstanbul’a her gün yaklaşık 2,5 milyon metreküp su temin ederken, şehrin günlük su tüketimi 3,45 milyon metreküp seviyesine ulaşmış durumda. Bu durumda, günlük yaklaşık 1 milyon metreküp su barajlardan çekilerek tüketiliyor ve doluluk oranı düşmeye devam ediyor.

İstanbul’daki Baraj Doluluk Oranları (5 Haziran 2026):
– Ömerli Barajı: %95,38
– Darlık Barajı: %89,48
– Elmalı Barajı: %93,46
– Terkos Barajı: %58,90
– Alibey Barajı: %64,78
– Büyükçekmece Barajı: %52,87
– Sazlıdere Barajı: %42,78
– Istrancalar Barajı: %24,01
– Kazandere Barajı: %54,03
– Pabuçdere Barajı: %51,24

Yaz aylarında, İstanbul’da barajlardan her gün yaklaşık 1 milyon metreküp su eksiliyor. Melen ve Yeşilçay regülatörleri günde ortalama 2,5 milyon metreküp su sağlasa da, İstanbul’un günlük tüketimi 3,45 milyon metreküpe çıkmıştır. Hazirandan eylüle kadar barajlara yağış miktarı neredeyse sıfıra inmekte ve buharlaşma kayıpları sıcak yaz günlerinde toplam su miktarının yüzde 25’ine kadar ulaşabilmektedir. Tüm bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda, barajlardaki su seviyesi her gün yaklaşık 1 milyon metreküp azalmaktadır.

Baraj doluluk oranı, İstanbul’un su sisteminin ne derece sağlıklı çalıştığını gösteren önemli bir ölçüt. Geçen yıl doluluk oranı yüzde 17’ye kadar düştüğünde, şehir ciddi bir su krizi ile karşı karşıya kalmıştı. Bu deneyim, doluluk oranlarının İstanbulluların günlük yaşamını ne denli etkilediğini ortaya koyuyor.

Barajlarda biriken suyun, barajın maksimum kapasitesine oranı doluluk oranını tanımlamaktadır. İSKİ, bu oranı her gün yüzde cinsinden duyurmaktadır. Yağışlar, kentsel su tüketimi ve buharlaşma oranı sürekli değiştiğinden, doluluk oranı her gün farklılık göstermektedir. İstanbul gibi su tüketiminin baraj kapasitesini aşan şehirlerde, doluluk oranı su planlaması açısından kritik bir gösterge olarak izlenmektedir.

Toplam doluluk oranı ile aktif doluluk oranı arasındaki fark, baraj gölünün en derin noktalarında bulunan suyun, teknik nedenlerden dolayı pompalanamayarak şebekeye aktarılamamasından kaynaklanmaktadır. Bu kullanılamaz su katmanına ‘ölü hacim’ adı verilmektedir. Toplam doluluk oranı, ölü hacmi de hesaba katarak hesaplanırken, aktif doluluk yalnızca su şebekesine ulaşabilecek suyu ölçmektedir. İSKİ, su yönetimi kararlarını aktif doluluk oranları üzerinden almaktadır.

İstanbul’un yıllık su tüketimi 1,1 ile 1,2 milyar metreküp arasında değişmektedir. Tüm barajların toplam kapasitesi ise 868 milyon metreküptür, bu da demektir ki barajlar tamamen dolu olsa bile şehre yalnızca 8-10 aylık su sağlamaktadır. Bu yapısal açığı Melen ve Yeşilçay regülatörleri kapatmaktadır; Melen’in yıllık kapasitesi 575 milyon metreküptür ve İstanbul’un su güvenliği bu dış kaynağın sürekli çalışmasına doğrudan bağlıdır.

Baraj doluluk oranı düştüğünde, İstanbul’da ilk olarak su şebekesindeki basınç azalmakta ve yüksek katlara su ulaşmakta zorluk yaşanmaktadır. Devamında, belirli saatlerde veya semtlerde dönüşümlü su kesintileri uygulanmaya başlanmaktadır. Örneğin, İstanbul 2025 Aralık ayında doluluk oranı yüzde 17’ye indiğinde, bu aşamalar yaşanmıştır.

Author: Onur Kaya